being together.

Bundan bir kaç ay önce, ofiste çalışırken, bir anda soğuk terler dökmeye başladım. Kendimi iyi hissetmediğim için izin aldım. Metroya bile binecek halde değildim. Neyim olduğunu da tam anlayamıyordum. Midem bulanıyor, başım ağrıyor gibiydi ama tam olarak vücuduma neler olduğunu anlayamıyordum. Bir taksi durdurdum, "Küçükyalı'ya gidicem abi" dedim. İki metro mesafesi uzaklığındaydım eve. Yaklaşık 10-15 dakika sürüyordu taksiyle. Ama o kadar bile bekleyecek mecalim yoktu. Taksi biraz ilerlemişti ki mide bulantım şiddetlendi. Memur kafalı olduğum için, yanıma poşet almıştım. Sesim çıkmıyordu. Taksici ile konuşmaya çalışıyordum. "Midem iyi değil, kenara çeker misiniz?" diyordum ama kendi sesimi bile zor duruyordum. Dayanamayacağımı anladığım anda son gücümü taksiciyi uyarmak için kullandım, arabayı kenara çekti, aşağı indiğim gibi, olanlar oldu. Midemde ne varsa çıkarmıştım. Vücudum bitkin düşene kadar da devam ettim. İstanbul'da ender bulunan bir taksici ile karşı karşıyaydım. Gitmiş bana su ve peçete almıştı. Arabaya da geldiği için bir miktar pislik, arabayı silmeye çalışıyordum, "Ablacım gerek yok, hiç uğraşma hasta hasta" dedi. Gözlerim yaşarmıştı böylesi iyi bir taksiciye denk geldiğim için. Taksiden indim, telefona bakamıyordum bile. Zor zor 4 kat yukarı çıktım ve eve vardım. Yüzümü yıkamak istedim ama güç bulamadım, kendimi yatağa fırlattım, başıma bişe gelecek endişesi kapladı içimi. Hemen biricik kocam Musti'ye mesaj attım. "Hemen gel, çok fenayım :( takside kustum, eve geldim, geçmedi" mesajı attıktan sonra içim geçmiş, bir daha telefona bakacak gücü bulamadım kendimde. 

Musti, mesajı gördüğünde metrodan çıkıyormuş. Mesajı okuyunca haliyle inanılmaz telaşlanmış, beni 4 - 5 kere aramış, ben uyuduğum ve telefon sessizde olduğu için görmemişim. Metro ile evimiz arası yürüyerek 10-15 dakika sürüyor. Musti 5 dakika içinde eve varmış, koşmuş, ter içinde kalmış. Kapıyı açtığı gibi yanıma geldi. Onu görmek, yanımda olduğunu hissetmek bile yetmişti o an bana. Kendimi güvende hissetmiş, tüm korkularımdan uzaklaşmıştım. Musti, hemen ateş ölçeri alıp ateşimi ölçtü. Yanıyormuşum. Donuyormuşum. Ateş ölçer, ateşler içinde olduğumu söylüyordu ama hissettiğim, buzullarda olduğumdu. Hastaneye gidecek kadar kötü değildim, 40 değil 38 derecelerde geziniyordum. Ama bedenim mızmızlanmak istiyordu. 38 derece bile bedenime ağır gelmişti. Musti hemen ateşimi düşürmek için, üzerimi açtı, nemli bezler ile vücuduma pansuman yaptı. Donuyordum, tirtir titriyordum. Pike yetmezdi, yorgan gerekiyordu bana ama Musti üstümü açıyordu. Ağustos ayıydı ve bu kadar üşümem imkansızdı. Ama işte ateş, üşütüyordu. Ateşimi düşürmüştü, biraz uyuduğumu hatırlıyorum. Başımdan ayrılmıyordu. Çok korktuğunu biliyordum, benim canım acıyor diye onun canı 10 kat acıyordu. Saklamaya çalıştığı endişeyi gözlerinden okuyabiliyordum. Hiç bir şey yiyememiştim, bir şeyler hazırlayıp duruyordu ama yiyemiyordum. Arada bir kusuyordum, arada bir uyuyordum. Ateşim çıkıp çıkıp iniyordu. Kendimden geçip uyuyordum. Çok hatırlamıyorum sürenin nasıl geçtiğini. Sürekli pansuman yapıyordu, eczaneye gidip ateş düşürücü almıştı. Gece oldu, ben uyudum, o uyumadı. Uyuyakalırsa diye alarm kurmuş, saatte bir ateşimi ölçüyordu. Hastalık canımı sıkıyordu evet ama o kadar mutluydum ki. Ona sahip olduğum için! Gece tekrar kustum, tekrar ateşlendim, tekrar uyudum.. Böyle hatırlamadığım geçmek bilmeyen dakikalar, saatler. 

Sabah olduğunda kendimi daha iyi hissediyordum. İyi bakılmış, güzel güzel sevilmiştim. Sabah hala bir şeyler yiyebilecek durumda değildim, gidip bir şeyler almış, içerde bana bir şeyler hazırlıyordu Mustim. Hala kendimde değildim, yemeyi reddettim. Bir kaç saat daha uyudum. Ben uyandığımda yanıma geldi. "Nasıl hissediyorsun?" dedi. İyiydim. "Canım Magnum double çikolata istiyor" dedim ve güldüm. Cümlem bittiğinde, Musti'nin suratının aldığı o hali hayatım boyunca unutmayacağım. Rahatlamıştı, gözlerinin içi tekrar gülmeye başlamıştı, benim için ne kadar telaşlandığını o an bir daha anladım. İyi olduğumu duyduğu an o da iyi olmuştu. Dudakları sağa sola açılmış, tüm bedeni rahatlamıştı. Bana kocaman gülümsedi, sarıldı, öptü, kokladı. 

Herhangi bir insanla beraber olmak ne kadar güzel bilmiyorum ama sevdiğiniz insanla beraber olmak şahane! Birbirinizin her şeyi oluyorsunuz! En yakın arkadaşı, doktoru, aşçısı, öğretmeni, berberi... Sevdiğiniz adamın/kadının kollarında olmak, yanaklarının yanaklarına değmesi, seni güldürmesi, sözcüklerini tamamlaması, aynı anda aynı şeyi düşünmesi, ayaklarının ayaklarına değdiğinde bedeninin ürpermesi, aynı pikenin altında sarmaş dolaş film izlemesi, kalabalık bir masada gözleriniz denk geldiğinde başka kimse yokmuşçasına içinizi ısıtması, denizin ortasında sadece o ve sen varmışçasına kucağında seni döndürmesi, yaptıklarınla gurur duyması, tüm riskleri alabilmen için seni yüreklendirmesi, kendini dünyanın en güzel kadını/adamı hissettirmesi, kahkahalarını arttırmak için skeçler yapması, uyurken, uyanıkken, ağlarken, gülerken, her an seni sevmesi 🙏










Yorumlar

Popüler Yayınlar