Hikaye Anlatma Sanatı

Her gün yeni olayların içinde buluyorum kendimi. Bir öncekinin aynısı gibi gözüken gün bile aslında ne kadar farklı. Dün içtiğim kahve, şu an içtiğim kahve kadar lezzetli miydi? Bir önceki ay kaz ayaklarım bu kadar belirgin miydi? Dolabımda duran yırtık kot, geçen sene de bu kadar yırtık mıydı? 

Dünün aynısı bir gün daha diye şikayet eden ofisteki genç kız bugün de 500T'ye binip Kavacık'tan Kozyatağı'na gelmiş. Aynı otobüs, farklı insanlar, farklı hava, farklı bir gün. 

Aynı şarkı 150. kez Spotify listemde çalıyor. Bir çok kereler verdiği hazzı gene veriyor, sanırım o haz , şarkıyı dinledikçe daha da çok artıyor. Aynı şarkı, 151. seferinde farklı bir yanıma daha dokunuyor. 

Dün İstanbul'da yaşanan olay; ben afet diyorum, X fırtına diyor. Ben küresel ısınma diyorum, Y yaşanan dejenerasyonun inanç mertebesinde cezası diyor. 

Sırtımda kocaman bir yara izi var, gören soruyor;
 "Ne oldu?" 
Yaratabileceğim onca hikaye karşında o gün gerçeği seçiyorum;
"Doğum lekem vardı, ameliyatla kesip aldırdım, izi kaldı." diyorum. 






Yorumlar

Popüler Yayınlar