Kısa Saçlı Kadının Hikayesi
Yüzüne çarptığı sular kollarından akarken kafasını yukarıya kaldırıp, aynada kendine baktı. Baloncuk gibi duran sular şıpır şıpır dökülüyordu lavaboya. Kalın kaşlarını eliyle düzeltip, içinde biriken suyu aldı. Kullandığı sivilce ilacı anasını bellemişti ama işe de yaramıştı. Suları tutacak bir tek siyah noktası bile kalmamıştı. Güzel bir yüzü vardı. Kendine göz kırptığını farkettiği an kıkırdamaya başladı. Etrafta kimse olmadığında kendini izlemeyi seviyordu. Yüzündeki tüm ayrıntılara hakimdi. Gözünün etrafını saran her bir kırışığı santimetresine kadar ezberlemişti. Dudak kenarında, boynunda ve alnında oluşmuş kırışıklığın acımasızlığına serzenişte bulundu.Eliyle suratını gerdiğinde sular tamamen terketti yüzünü. Gerilmiş suratından ellerini çektiği an yerçekimi tekrar ele geçirdi cildini. Yüz kremini hep aşağıdan yukarıya haraketlerle uygulardı yüzüne. Sanki yerçekimini engelleyebilirmiş gibi. Sıra saçlarına geldiğinde eline bolca bakım kremi sürdü. Bembeyaz kısa saçlarının parlak ve yumuşak olması çok önemliydi. Saçları yağlı bir görünüme kavuşana kadar kremi sürmeye devam etti. Avuçlarının içindeki saçlara baktı. Kafasındaki tellerin 3'te 2'si şu an ellerindeydi. Su yardımı ile ellerindeki telleri lavaboya döktü. Dökülen saçlara ve lavaboda biriken her türlü nesneye tahammülü yoktu. Saçlardan tıkanan lavaboya biriken su taşmadan suyu kapadı. Solgun yüzüyle aynaya döndü, gülümsemeye çalışarak kendine göz kırptı.
Yorumlar
Yorum Gönder