Modern Köleler
Üniversite zamanlarımda ilerde hep daha sosyal işler yapmak istediğimi söylerdim. Kitap yazacaktım, tiyatrolara gidecektim, festivallerde görevli olacaktım. Tam tersi oldu, mezun oldum, özel bir şirkette çalışmaya başladım.
Resmi olarak üç kuruş paraya çalışmaya başladım. Güzel bir arkadaşlık ortamı vardı, parayı dert etmedim. Sevdiğim iş arkadaşlarımın hepsi akıllı insanlardı, pıtır pıtır terkettiler o mahzeni. Ben biraz daha kaldım. Terketmeye çalıştım, bir şekilde olmadı. Karakterim değişti, hırçınlaştım, yeri geldi bastırıldım, içimden küfür etmek geldiğinde onları teker teker yutmayı öğrendim. Zaman geçtikçe stres altında nasıl davranmam gerektiğini öğrendim ama alışamadım. Doktor doktor gezdim fizyolojik sorunum ne diye. Sağlığında bir sorun yok, ama o şirketten bir an önce kurtulmazsan büyük sağlık sorunların olacak dediler, geri dönüşüm kutumda bile tutmak istemeyeceğim o şirketten kurtuldum. Emeğimi sömüren karşılığında maaş değil harçlık veren, hayatımı iş takvimine göre ayarlamanı isteyen, çalıştırdığı onca mesai dışı zamanların karşılığını vermeyen, bana bir şey katmayan tam tersi benden bir sürü şey alan, haftalık gıybet seansları bulunan, tüm bunlardan biraz olsun arınmak için planladığın tatil seyahatinin ortasında telefon ile seni taciz eden, hatta balayında bile sana laptop açtıran, hakkını alamadığını düşünen çalışanların illegal yollarla hakkından bile fazlasını almasına göz yuman, entellektüelliğime ket vuran bir şirket.
Varoluşçuluğa kafayı takan bir insan değilim, hayatın amacını sorgulamaktan da hoşlanmıyorum. Ancak ne olursa olsun kendine değer veren bir insanın, insanlara değer veren bir yerde çalışması gerektiğini öğrendim. Kapitalist düzenin hayatta kalmamız için başka bir seçenek sunmadığı zaten ortada, evet çalışmak zorundayız, evet sevdiğimiz şeyleri yapabilmek için çalışmalıyız. Kariyer umurumda bile değil, ben kitap yazmak, gezmek, konserlere gitmek istiyorum. İnsani çalışma saatlerinde çalışmak, hakkımı almak istiyorum. Bunu neresi sağlarsa, isterse bu bir kahveci olsun, isterse bir reklam ajansı, isterse bir holding olsun. Yeter ki çalışanına değer vermek, o şirketin ilk mottosu olsun.
Yorumlar
Yorum Gönder