ikibinonaltı
İç sıkışmaları, el titremeleri, devrik duran soru işaretleri, midesindeki ağrılar eşliğinde kitabının kapağını kapattı. Odaklanamıyordu. Uçup giden günleri tutamıyordu. Ne kadar da soyut her şey bu maddiyatın içinde diye düşündü.
Kaygılar arttırıyordu gözlerindeki yaşları, peçetelere yazdığı notlar da böyle silinmişti. Hikayeleri parçalayan kağıt yiyiciler ile doluydu çevresi.
Bağrışma sesleri geliyordu kırık kaldırımlı sokaktan. Çıkartıp kafasını sokağa bakamadı. Esen rüzgardan korkuyordu. Saçları da savrulup gider diye boşlukta kaybolan binlerce insan gibi.
Kaygılar arttırıyordu gözlerindeki yaşları, peçetelere yazdığı notlar da böyle silinmişti. Hikayeleri parçalayan kağıt yiyiciler ile doluydu çevresi.
Bağrışma sesleri geliyordu kırık kaldırımlı sokaktan. Çıkartıp kafasını sokağa bakamadı. Esen rüzgardan korkuyordu. Saçları da savrulup gider diye boşlukta kaybolan binlerce insan gibi.
Yorumlar
Yorum Gönder