sansür.
Kırçıllı battaniyesini üzerine çekip, sıcak çayından iki yudum aldı. Donuyordu. Tüm bedeni soğuktan titriyor, iç organları uyuşuyordu. Beynine kan gitmiyordu. Onbirinci kattan aşağı sallandırılıyormuş gibiydi. İçinde odunlar yanmakta olan şömineden çıkan sesler ile bir melodi tutturdu kendine. Bestesine söz yazmak istiyordu ama beyni uyuşmuştu, aklına tek bir kelime bile gelmiyordu. Harfleri yan yana getirip kelime oluşturmaya çalışan ilkokul bir talebesinden farkı yoktu.
Çayını sehpaya koydu. Üşüyen bedenini korumak için battaniyesine şefkatle sarıldı. Gözlerini, kırık avizesinin sallandığı beyaz tavana dikti. Tavanda eskiden kalma minik harfler ile yazılmış bir şey vardı. Yazılarını daksilleyen o kelime usulca dudaklarından döküldü ve uykuya daldı.
Yorumlar
Yorum Gönder